Hüseyin Ersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hüseyin Ersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2017 Cumartesi

ELİMDE OLSAYDI

Hüseyin Ersin

Elimde olsaydı
silerdim ömrümün
yanık izlerini
Söndürürdüm
bu yangın yerini
Alev almazdı bağrımı yakan ateş
kül olurdum
hüznün boğuk şehirlerinde
barışçıl düşler örerdim
burçlarına sevdanın.
……………………………….

Acının kervanına
masum bir kalkan olurdum
kurban olabilseydim İsmail’e
İsyan olurdum
asardım Nemrud’u
ibret-i âlemin gül bahçesinde
…………………………………………….

Yakıp yıkardım
tüm kötülükleri
Bozardım efsuni büyülerin kerametini
Okşardım saçlarını
gözleri sancıyla dolan
boynu bükük çocuklarımın.

Celladı olurdum
elimde olsaydı kavgaların
Çatlayan umudun
bir parçası olurdum
damarlarımda taşısaydım eğer
merhameti.

21 Nisan 2017 Cuma

SEVDAYA DAİR

Hüseyin Ersin


Bitik ömrümün
       Çürük tahtalarıyla
            kurdum hayallerimi

Örselenmiş ümitlerimin
      kırıklarıyla tutundum hayata
          ve paslanmış kalplerin kirleriyle
              yıkadım ellerimi

Nasırlanan parmaklarımın
     Çapaklarıyla eşeledim
         yüreğimi
                    …….

Kanayan yazgımın
     Korlarıyla harmanladım
           avuntularımı

Ve çiğnenen gururumun
      Külleriyle sardım
            acıyan bağrımı
                             ………….

Rüzgâra savrulan saçlarının
      kokusuyla yardım yeryüzünü
                            ………
                                Paçavralanan gençliğimin
                                         ve depreşen ruhumun çırpınışlarıyla
                                                      dayandım sevdaya.

15 Mart 2017 Çarşamba

İYİ VE KÖTÜ

Hüseyin Ersin


Herkes iyi bir şey yapar
Herkes kötü bir şey de yapar
Edilebilir iyi kötü bir şeyler
Vardır çünkü içinde insanın
İyi ve kötü
Zorbalık
Gammazlık
Ve vefa
Ve sadakat
Sır değildir çirkin
Gök bazen fazla yırtınır
Kavgada mertlik bozulur
Yahut kalem alın yazısına bilenmiştir.
Evveldendir
Suç ve günah
Lâl olabilir dil
Kulak sağır
Kem küm edebilir ağız
Bir şehrin ortasında yaz
Öbür yarısında kışlar çetin geçebilir
Kupkuru bir çölde de yaratılabilirdi insan
Yaşayabilir hiçbir şeysiz her an
Karanlıksa kendiliğinden bürünür sûrete
Destur almadan yaşar kayalıkta
Bir karış ot ölümüne.

16 Ağustos 2016 Salı

İNCİR REÇELİ KAŞINTISI

Hüseyin Ersin

Dokundukça hayata
acıyor.
Bir bal şişesine incir reçeli koymuşlar
Bir adam biliyorum
bizim oralı.
Yağmurlu havalarda püsküllü
entari giymiş kadınlara fiyakalı
Acıyor ufaldıkça bildiklerim
haysiyetimden.
Yankısız silüetler kaşıyor
yaramın kabuk tutan tarafını.
Seherde gıcık tutmuş çocuklar
öksürerek başlıyor güne
çamura batan sol ayağım.